Bir reality show karakteri, ikinci sezonuyla geri döndü…
Bazı insanlar girdikleri ortamın dengesini değiştirir.
Donald Trump…
Girdiği yerde sadece dengeyi bozmakla kalmaz,
yerçekimini de değiştirir.
İlk döneminde dünya ne olduğunu anlayamadan dönmeye devam etti.
Şimdi…
İkinci sezona geçildi.
Evet, Donald J. Trump yeniden ABD Başkanı.
Üstelik bu sefer, ilkinden daha da pervasız.
Çünkü artık şunu çok iyi biliyor:
Dünya ne yaparsa yapsın, onun algoritmasını değiştiremiyor.
O yine tweet atıyor.
O yine bağırıyor.
O yine kendi şovunu yapıyor.

İlk döneminde BM Genel Kurulu’nda söylediklerine gülmüşlerdi.
Şimdi kimse gülemiyor.
Çünkü bu sefer sadece konuşmuyor…
Harekete geçiyor.
Çin’le yeniden karşı karşıya…
Avrupa’yı yeniden küçümsüyor…
İran’a, Rusya’ya, Kuzey Kore’ye eski tweet’lerini tekrar ısıtıyor.
Ve Türkiye…
“Dostum Tayyip” cümlesi hâlâ geçerli.
Ama her an “ekonominizi mahvederim” tweet’i de gelebilir.
Çünkü Trump, sabah başka, akşam başka bir evrende uyanan bir lider.
Birleşmiş Milletler’i “tiyatro”,
NATO’yu “masraf kalemi”,
iklim krizini “Çin icadı” olarak gören bir akıl yeniden sahnede.
Ama mesele şu değil:
Trump geri döndü mü?
Asıl mesele şu:
Dünya Trump’a direnemedi.
Çünkü o bir birey değil, bir çağın ürünü.
Gerçekliğin eğlenceye yenildiği,
aklın yerini algoritmanın aldığı bir dönemin adı: Trump.
Artık her ülke lideri, kendi Trump’ını yaratmanın peşinde.
Çünkü toplumlar, artık lider değil…
Karakter istiyor.
Ne kadar uçuksa, o kadar takipçisi var.
Ve bu yüzden sevgili dostlar…
Trump sadece Oval Ofis’e değil,
dünyanın zihinlerine de geri döndü.
Ve en kötüsü:
Bu filmin finali hâlâ yazılmadı.
