Cemil Tugay'ın Çelişkisi: İşçi Kıyımı, Referans Söylemi ve CHP'ye Yansımaları

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, dün yaptığı açıklamayla yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Göreve geldiği günden bu yana belediyeye 2000'den fazla yeni personel almış olan Tugay, şimdi ise 'belediyenin mali yükü ağırlaştı' diyerek yaklaşık 1100 işçiyi işten çıkaracağını ilan etti.

Bu yetmezmiş gibi, söz konusu işçilerin maaşlarının da “80-90 bin lira” civarında olduğunu öne sürdü.
Oysa rakamlar öyle söylemiyor.

En yüksek maaş alan kadrolu işçilerin geliri, en fazla 54-55 bin lira civarında.
Bu da işçilere yönelik bir algı operasyonunun parçası mı, sorusu akıllara geliyor.

Ama asıl mesele bu da değil.
Asıl mesele, Cemil Tugay’ın dün kamuoyuna açıkladığı şu cümle:

“Hiçbir partiliden, vekilden ya da bir tanıdıktan referans alarak personel istihdam etmeyeceğim.”

Peki bu söz, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yıllardır omuzlarında yükseldiği kadrolar için ne ifade ediyor?

CHP’liler Bu Sözleri Not Etti

Cumhuriyet Halk Partisi'nde yıllardır sokak sokak afiş asan, sandık başında sabahlayan, mitingde omuz omuza duran insanlar, bu partinin iktidar yürüyüşünde alın teri döken milyonlarca kişi…
Şimdi hepsi şu soruyu soruyor:

“Bu partinin yerel iktidarında bile sözümüz geçmeyecekse, biz neden mücadele ediyoruz?”

Cemil Tugay’ın sözleri, yalnızca işçileri değil, CHP'nin sadık seçmenlerini de incitmiştir.
Hele ki bu sözler, Sayın Tugay’ın CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’in referansıyla aday gösterildiği bir süreçten sonra geliyorsa…

Bu durum, CHP içerisinde ciddi bir sorgulama doğurabilir.
Parti tabanında, "bizden olan ama bize sırtını dönen belediye başkanları" eleştirisi güç kazanabilir.

CHP Ne Yapacak?

Cemil Tugay’ın bu açıklamaları sadece belediye yönetimini değil, Cumhuriyet Halk Partisi'nin gelecek stratejisini de ilgilendiriyor.
Çünkü bu açıklamalar;
– Emekten yana bir parti kimliğine,
– Dayanışmacı örgüt yapısına,
– Partili sadakatine,
ters düşüyor.

Şimdi soru şu:
CHP Genel Merkezi bu açıklamalara sessiz mi kalacak, yoksa tabanının sesine mi kulak verecek?

Bu durum partinin yerel iktidar anlayışıyla, örgüt yapısıyla ve seçmeniyle kurduğu ilişkiyi doğrudan etkileyecek nitelikte.

Tasfiye Edilen Emek mi, İdealler mi?

Bugün İzmir’de yaşanan kriz, sadece bir "işçi çıkarımı" meselesi değil.
Bu kriz, bir belediye başkanının kendi sözleriyle partisini nasıl yalnızlaştırabileceğinin örneği.

Cumhuriyet Halk Partisi, Cemil Tugay’ın açıklamalarını tabelasına mı yazacak, yoksa tabanının sesini mi duyacak?

Bir belediyenin kurtuluşu işçiyi kapı önüne koymakla değil, halkla kurduğu bağa sadık kalmakla olur.
Aksi hâlde kaybedilen sadece işçiler değil, bir büyük inancın omurgası olur.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay İzmir